Blue Focus,Neverland,Blue Focus "Çığlık " 1000 Parça Puzzle
Blue Focus "Çığlık " 1000 Parça (The Scream)
Ülkemizde faaliyet gösteren çoğu puzzle meraklısının yakından bildiği Mavi Lale Yayıncılık'ın çatısı altında üretilen Blue Focus ve Neverland markasını puzzle masamıza yatırdık.😎
Blue Focus ve Neverland markalarını çok kısa tanıyalım;
Küçük parçalardan Güzel Tablolara sloganıyla yola çıkan Blue Focus markasının ürün portföyüne baktığımızda, Baby Puzzle kategorisinde eğitici puzzle modelleriyle birlikte 24,30,50,72,100,150,200 parçaya kadar çocuk puzzleları bulunuyor.
Hatta meraklı genç puzzlecılar da unutulmamış, yeni başlayanlar için yol gösterici ve teşvik edici nitelikte 78, 98,128 parçalı puzzlelar da mevcut.
Yetişkin kategorisine baktığımızda ürünler, small box ve büyük kutu olarak iki farklı tasarımda karşımıza çıkıyor.Bu kategoride 230 parçadan 2000 parçaya kadar her kesime hitap eden modeller mevcut.
Blue Focus ve Neverland kendi modern tesislerinde tam otomasyonlu makinelerde entegre bir şekilde,4000 parçaya kadar puzzle üretimi yapmakta.
Puzzle temalarını incelediğimde klasik manzaralardan, ünlü klasik eserler dini temalarla birlikte soyut temalar gözümüze çarpıyor.
Eğitici puzzlelar kategorisinde benim dikkatimi çeken ürünler ise boyamalı puzzle'lar oldu Hayal gücü ve yaratıcılığı destekleyen bu modeller boyamayı seven puzzlecılar için biçilmiş kaftan bence.
Parça sayıları bakımından çocuklarımıza hitap ediyor gibi gözükse de biz yetişkinler için bile cezbedeci, düşünsenize, hem puzzle yapıyorsunuz, hem de ortaya çıkan görseli kendi istediğiniz gibi renklendiriyorsunuz.
Bu durumda hoop çantadan çıkarın bu mini kutuları, tıpkı çikolata krizi gibi, bünyeyi rahatlatın Ben uçakta puzzle açan arkadaşlarımı biliyorum... 😎
Bu puzzlelar'ın diğer bir güzelliği de çevrenizde hiç puzzle'la tanışmamış fakat merak eden bir yakınınıza çok güzel hediye alternatifi oluşturması.
Blue Focus "Çığlık " (The Scream)1000 Parça Puzzle'ın yapımı nasıldı?
Blue Focus'un parça desteği var mı?
Edvard Munch ''Çığlık''
Gelelim puzzle'ın temasını oluşturan ,İkonikleşmiş Çığlık tablosuna Norveçli ressam Edvard Munch’un 1893'de yaptığı bu tablonun kenarında zar zor fark edilebilen, kurşun kalemle yazılmış bir cümle vardır:
“Yalnızca bir deli tarafından yapılmış olabilir.”
Edvard Munch tarafından yazıldığı düşünülen bu cümle 1904'de Danimarkalı bir sanat eleştirmeni tarafından fark edilmiş.
Norveç Ulusal Müzesi’nde yapılan araştırmalarda, karbon testi sonuçlarına göre, tam 117 yıl sonra yazının sanatçıya ait olduğu kanıtlanmış.
Munch, döneminin önemli sanat akımlarından Ekspresyonizm'in öncülerinden biridir. Ve bu tablo, Ekspresyonizm akımının en etkileyici örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Edvard Munch Çığlık tablosunu 1893 -1895 -1896 -1910 Tarihlerinde Yağlı boya - Pastel -Litografi - Tempera tarzında dört farklı şekilde resmetmiş.
Munch, çığlık resmini yapma fikrinin nasıl doğduğunu bir gün şöyle anlatmış:
“Güneş battığında iki arkadaşımla yolda yürüyordum; aniden gökyüzü kan gibi kırmızıya döndü. Kendimi tükenmiş hissederek, durakladım ve parmaklıklara yaslandım, koyu mavi fiyordun ve şehrin üzerinde kan ve dil şeklinde alevler vardı, arkadaşlarım yürümeye devam ettiler ve ben korku içinde tir tir titreyerek orada kaldım.
Bir süre sonra doğanın muazzam sonsuz çığlığını duydum, üzerimde ölümün bir çığlık gibi yankılandığını hissettim.''
Varoluşsal acı ve insanın içsel çatışmalarının bir temsili olarak görülür.
Kişisel hayatında yaşadığı psikolojik sorunlar, aile kayıpları ve travmaları bu tabloya güçlü bir içerik kazandırmış. Elleriyle kulaklarını kapatarak çığlık atan ruhsal olarak dengesiz olan bu cinsiyetsiz figür kendi iç dünyasında yaşadığı çalkantıyı ve psikolojik yükün ağırlığının dışa vurumunu göstermekte.
Ressamın sorunlu bir beyne sahip olduğu ve hastaneye kapatılması gerektiği söylenmiş.
Bu eleştiriler Edward Munch’u çok yaralamış, yıllarca mektuplarında ve günlüklerinde bu içindeki yaradan bahsetmiş, iç dünyasında hep bu korkuyla yaşamış.
Ve sonunda bu korkusu gelip onu bulmuş. Munch'ın hem babası hem de büyük babası depresyona girmiş, kız kardeşi ise bir psikiyatri kliniğine, Munch’un kendisi de bir sinir krizi sonrası Danimarka’da akıl sağlığı kliniğine yatırılmış.
Munch ruhsal sorunlarıyla boğuşurken Avrupa’yı kasıp kavuran İspanyol gribine yakalanmış.
Eserleri Hitler hükümeti tarafından el konularak "yoz sanat" damgası da yemiş
Munch'un aşk hayatı da biraz karışık gözüküyor, kadınlarla ilişkileri hep sorunlu olmuş zira bazı tablolarında bu kadınlardan izler görülmekte.
Kadınlara karşı her zaman ürkek yaklaşan Edvard Munch 35 yaşına geldiğinde varlıklı bir tüccarın kızı olan 29 yaşındaki Tulla Larsen ile tanışıyor.
Munch, fikren, kadınların, erkeklerin yaratıcı enerjilerini ellerinden aldıklarına, adeta vampir gibi yaşam enerjilerini emdiklerine inanıyormuş.
Edvard Munch'ın ölümünden sonra, bugün müze olan evinin arşivindeki mektupları inceleyen araştırmacılar, Munch'ın Tulla’yı kendinden uzaklaştırmak için bilerek ilgisiz, kaba, saldırgan davranışlarda bulunduğunu tespit etmişler.
Yine de kendisine ne kadar ilgisiz ve kaba davranılsa da Tulla Larsenn, Edvard Munch'tan vazgeçmemiş, uzak şehirlerde bulunmalarına rağmen ilişkileri 4 yıl kadar sürmüş.
Munch,1902 yılında bir arkadaşından Tulla’nın intihara kalkıştığını anlatan kısa bir mektup almış, bu olaydan birkaç ay sonra, Tulla, ile aralarında çıkan tartışma sırasında tabancadan çıkan kurşun, Munch'ı elinden yaralamış,sonrasında ikili ayrılmış ve bir daha asla bir araya gelmemiş.
Much’ın hasar gören sol el parmağının bu nedenle diğer parmaklarına oranla biraz daha kısa olduğu söylenir.
Kendisini Tulla ile birlikte resmettiği tabloyu intikam almak için ortadan ikiye kesse de British Museum, kesilen portreyi yeniden bir araya getirmiş ve şu an müzede sergilenmekte
Diğer versiyonları Oslo’daki Ulusal Galeri ve Munch Müzesi’nde sergilenmektedir. 2012 yılında özel bir koleksiyoncu tarafından satın alınan pastel versiyonu ise müzayede tarihinin en pahalı sanat eserlerinden biri olmuştur.



.jpg)
Hocam yine harikasınız
YanıtlaSil